Tasarım

Güzel Görünmek Değil, Doğru Konuşmak

Bir tasarımın ilk görevi dikkat çekmek değildir.

İlk görevi doğru şeyi söylemektir. Doğru kişiye, doğru zamanda, doğru sesle.

Dikkat çekmek kolaydır. Parlak renkler, büyük fontlar, cesur kompozisyonlar. Bunların hepsi göz çeker. Ama göz çekmek ile akılda kalmak arasındaki mesafe, tasarımın en kritik sorusunun yaşadığı yerdir: Bu tasarım markanın özünü gerçekten taşıyor mu?

Tasarım Bir Dekorasyon Değildir

Dieter Rams, iyi tasarımın mümkün olduğunca az tasarım olduğunu söyledi. “Weniger, aber besser.” Daha az, ama daha iyi.

Bu sözün arkasında derin bir disiplin yatar. Azaltmak, çıkarmak, sadeleştirmek, özü bulmak. Tüm bunlar eklemekten çok daha zordur. Çünkü bir tasarıma bir şey eklemek her zaman kolaydır. Ama o şeyi çıkarmak için neyin gerçekten gerekli olduğunu bilmek gerekir.

Mayday’de tasarıma bu gözle bakıyoruz. Her karar bir soruyla başlar: Bu unsur markanın mesajını güçlendiriyor mu, yoksa gürültüye mi ekleniyor?

Strateji Önce Gelir

Güzel bir tasarım, doğru bir stratejiyle başlar. Markanın kim olduğunu, kime seslendiğini, ne söylemek istediğini bilmeden yapılan her tasarım kararı tahmindir.
Tahmin zaman zaman iyi sonuç verir. Ancak strateji her zaman daha iyi sonuç verir.

Bu yüzden her tasarım projemiz bir soruyla açılır: Bu markanın karakteri ne? Güçlü, sade, dinamik, sofistike, sıcak? Bu sorunun cevabı bulunmadan hiçbir piksel yerleştirilmez.

Mecra Değişir, Ses Değişmez

Dijital ekrandan baskıya, sosyal medyadan kurumsal uygulamalara kadar her mecranın kendine özgü kuralları vardır. Bir sosyal medya görseli ile bir kurumsal broşür aynı tasarım kararlarıyla yapılamaz.

Ama aynı ses taşımalıdır.

Mayday’de tasarım hizmeti, her mecranın teknik gerekliliklerini karşılarken markanın görsel dilini tutarlı biçimde korur. Farklı formatlarda, farklı boyutlarda, farklı ortamlarda. Aynı karakter, aynı duruş.

Trend Değil, Özgünlük

Her yılın bir tasarım trendi vardır. Yuvarlak köşeler, belirli renk paletleri, o sezonun favori tipografileri. Bunları takip etmek kolaydır ve tehlikelidir.

Kolaydır çünkü referanslar ortadadır. Tehlikelidir çünkü trendler herkese uygulandığında sektörde ayrışmak yerine kalabalığa karışırsınız.

Güçlü tasarım trendleri takip etmez, kendi sesini kurar. Zaman içinde değer kaybetmez, olgunlaşır. Bakıldığında “Bu kesinlikle o marka” dedirtir.

MAYDAY’de tasarım nasıl çalışır?

Her tasarım projesi dört temel aşamadan geçer.

Birinci aşamada markanın karakteri, hedef kitlesi ve iletişim amacı derinlemesine analiz edilir. Bu aşama atlanmaz, kısaltılmaz.

İkinci aşamada görsel yön belirlenir: Renk sistemi, tipografi seçimi, kompozisyon anlayışı ve genel estetik çerçeve. Bu kararlar sezgiyle değil, stratejik gerekçeyle alınır.

Üçüncü aşamada tasarımlar üretilir. Dijital mecralar, baskı materyalleri, kurumsal uygulamalar. Her format, markanın görsel sistemine sadık biçimde işlenir.

Dördüncü aşamada çıktılar hazırlanır ve teslim edilir. Kullanıma hazır dosyalar, teknik şartnameler, varsa kullanım kılavuzu.

Göz çarpmak kolaydır. Akılda kalmak sanattır.

Tasarımın nihai ölçütü şudur: O tasarımı gören kişi, markayı sonraki sefere gördüğünde tanıyor mu? İçinde bir şey hissediyor mu? Güven mi, merak mı, saygı mı?

Bu hissi yaratan şey renk değildir, font değildir. Tutarlı bir sistem içinde bir araya gelen, birbirini destekleyen ve markanın özünü taşıyan kararların bütünüdür.

Buna tasarım diyoruz.

Marka & Kurumsal Kimlik
Tasarım
Strateji & Metin Yazarlığı
Video Production & Motion Graphics
Sosyal Medya
İlişkisel Pazarlama
Web Tasarımı
Sunum Tasarımı

İLETİŞİMDE KALIN

Markanızla ilgili her konuda yanınızdayız.

Tasarım

Güzel Görünmek Değil, Doğru Konuşmak

Bir tasarımın ilk görevi dikkat çekmek değildir.

İlk görevi doğru şeyi söylemektir. Doğru kişiye, doğru zamanda, doğru sesle.

Dikkat çekmek kolaydır. Parlak renkler, büyük fontlar, cesur kompozisyonlar. Bunların hepsi göz çeker. Ama göz çekmek ile akılda kalmak arasındaki mesafe, tasarımın en kritik sorusunun yaşadığı yerdir: Bu tasarım markanın özünü gerçekten taşıyor mu?

Tasarım Bir Dekorasyon Değildir

Dieter Rams, iyi tasarımın mümkün olduğunca az tasarım olduğunu söyledi. “Weniger, aber besser.” Daha az, ama daha iyi.

Bu sözün arkasında derin bir disiplin yatar. Azaltmak, çıkarmak, sadeleştirmek, özü bulmak. Tüm bunlar eklemekten çok daha zordur. Çünkü bir tasarıma bir şey eklemek her zaman kolaydır. Ama o şeyi çıkarmak için neyin gerçekten gerekli olduğunu bilmek gerekir.

Mayday’de tasarıma bu gözle bakıyoruz. Her karar bir soruyla başlar: Bu unsur markanın mesajını güçlendiriyor mu, yoksa gürültüye mi ekleniyor?

Strateji Önce Gelir

Güzel bir tasarım, doğru bir stratejiyle başlar. Markanın kim olduğunu, kime seslendiğini, ne söylemek istediğini bilmeden yapılan her tasarım kararı tahmindir.
Tahmin zaman zaman iyi sonuç verir. Ancak strateji her zaman daha iyi sonuç verir.

Bu yüzden her tasarım projemiz bir soruyla açılır: Bu markanın karakteri ne? Güçlü, sade, dinamik, sofistike, sıcak? Bu sorunun cevabı bulunmadan hiçbir piksel yerleştirilmez.

Mecra Değişir, Ses Değişmez

Dijital ekrandan baskıya, sosyal medyadan kurumsal uygulamalara kadar her mecranın kendine özgü kuralları vardır. Bir sosyal medya görseli ile bir kurumsal broşür aynı tasarım kararlarıyla yapılamaz.

Ama aynı ses taşımalıdır.

Mayday’de tasarım hizmeti, her mecranın teknik gerekliliklerini karşılarken markanın görsel dilini tutarlı biçimde korur. Farklı formatlarda, farklı boyutlarda, farklı ortamlarda. Aynı karakter, aynı duruş.

Trend Değil, Özgünlük

Her yılın bir tasarım trendi vardır. Yuvarlak köşeler, belirli renk paletleri, o sezonun favori tipografileri. Bunları takip etmek kolaydır ve tehlikelidir.

Kolaydır çünkü referanslar ortadadır. Tehlikelidir çünkü trendler herkese uygulandığında sektörde ayrışmak yerine kalabalığa karışırsınız.

Güçlü tasarım trendleri takip etmez, kendi sesini kurar. Zaman içinde değer kaybetmez, olgunlaşır. Bakıldığında “Bu kesinlikle o marka” dedirtir.

MAYDAY’de tasarım nasıl çalışır?

Her tasarım projesi dört temel aşamadan geçer.

Birinci aşamada markanın karakteri, hedef kitlesi ve iletişim amacı derinlemesine analiz edilir. Bu aşama atlanmaz, kısaltılmaz.

İkinci aşamada görsel yön belirlenir: Renk sistemi, tipografi seçimi, kompozisyon anlayışı ve genel estetik çerçeve. Bu kararlar sezgiyle değil, stratejik gerekçeyle alınır.

Üçüncü aşamada tasarımlar üretilir. Dijital mecralar, baskı materyalleri, kurumsal uygulamalar. Her format, markanın görsel sistemine sadık biçimde işlenir.

Dördüncü aşamada çıktılar hazırlanır ve teslim edilir. Kullanıma hazır dosyalar, teknik şartnameler, varsa kullanım kılavuzu.

Göz çarpmak kolaydır. Akılda kalmak sanattır.

Tasarımın nihai ölçütü şudur: O tasarımı gören kişi, markayı sonraki sefere gördüğünde tanıyor mu? İçinde bir şey hissediyor mu? Güven mi, merak mı, saygı mı?

Bu hissi yaratan şey renk değildir, font değildir. Tutarlı bir sistem içinde bir araya gelen, birbirini destekleyen ve markanın özünü taşıyan kararların bütünüdür.

Buna tasarım diyoruz.

İLETİŞİMDE KALIN

Markanızla ilgili her konuda yanınızdayız.