Havalimanları dünyanın en zorlu kimlik ortamlarından biridir. Onlarca marka yan yana, aynı koridorda, aynı ışık altında. Her biri dikkat çekmek için yarışıyor. Bu kalabalıkta fark edilmek için güçlü bir görsel kimliğe ihtiyaç var. Akılda kalmak için ise daha fazlasına.
Flight Mode Cafe bu zorlu ortamda kendine ait bir ses kurdu.
İsmin İçindeki Fikir
“Flight Mode” yalnızca bir cafe adı değil. Havalimanında bulunmanın tam ruhunu yakalayan bir kavram. Uçuş moduna geçmek: dışarıyı kapatmak, içeriye dönmek, bir an için nefes almak.
Bu kavramı logo tasarımına taşımak hem doğal hem de kaçınılmazdı. “MODE” kelimesindeki “O” harfi, telefonların uçuş modu simgesine dönüştürüldü. Toggle açık, yeşil, aktif. Uçuş moduna geçildi.
Tek bir harf, tüm marka fikrini taşıyor.
Renk ve Tipografi
Siyah ve yeşil. Güçlü, okunabilir, enerjik. Havalimanının gri ve steril atmosferine karşı canlı bir duruş. “CAFE” kelimesindeki yeşil, markanın tazeliğini ve hayatiyetini simgeliyor. Siyah ise ciddiyeti ve güveni.
Tipografi kondanse ve bold. Havalimanının koridorlarında, tabelada, mesafeden okunabilir. Her boyutta güçlü duruyor.
Mekan ve Uygulama
Kurumsal kimlik, İstanbul Havalimanı’nın içindeki mekana eksiksiz uygulandı. Tabela, iç mekan grafikleri, duvar uygulamaları, menü tasarımı. Her temas noktasında aynı ses, aynı karakter.
Menü tasarımında el çizimi illüstrasyonlar kullanıldı: fındık, ceviz, sandviç, dondurma. Bu illüstrasyonlar markanın sıcaklığını ve el yapımı özgünlüğünü yansıtıyor. Teknik ve soğuk olabilecek bir havalimanı ortamında insani bir dokunuş.
Sonuç
Flight Mode Cafe, bir havalimanı kafesinin nasıl güçlü bir marka kimliğine sahip olabileceğini gösteriyor. İsimden logoya, renkten mekana kadar her şey birbiriyle konuşuyor. Ziyaretçi farkında olmadan o kimliği hissediyor, tanıyor ve hatırlıyor.
Uçuş moduna geçmek için bir neden daha.















