Hiroshima’da bir mantar fabrikasından dünyanın en tanınan otomobil markalarından birine uzanan yol, beklenmedik bir yerde başlıyor: Zerdüşt inancının en yüce tanrısında.

Önce Mantar, Sonra Alet, Sonra Otomobil

1920 yılı. Hiroshima’da küçük bir mantar üretim şirketi iflasın eşiğine gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle yapay mantara olan talep çökmüş, şirket alacaklılarına borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.

Jujiro Matsuda bu şirketi devralmak için Hiroshima’ya döner. O güne kadar pompa imalatçısı, silah üreticisi ve makine ustası olarak tanınan Matsuda, mantar işini bırakarak şirketi makine üretimine yönlendirir. Adını da değiştirir: Toyo Cork Kogyo’dan Toyo Kogyo’ya.

1931’de şirket ilk motorlu aracını üretir. Üç tekerlekli, motosiklet görünümlü küçük bir yük taşıyıcısı. Adı: Mazda-Go.

Bu isim nereden geliyor?

İki kaynağı var ve ikisi de birbirini tamamlıyor.

Birincisi kurucunun kendi soyadı. Japonca’da “Matsuda” ile “Mazda” neredeyse aynı telaffuz edilir. Japon müşteriler için bu bağlantı son derece netti. Batı pazarlarında ise “Matsuda” yerine söylemesi daha kolay olan “Mazda” tercih edildi.

İkincisi ise çok daha derin bir referans: Ahura Mazda, Zerdüşt inancının en yüce tanrısı

3.500 Yıllık Bir İsim

Zerdüştlük, tarihçilerin bugün bildiği en eski tek tanrılı dinlerden biri. Antik İran’da, yaklaşık M.Ö. 1500 ile M.Ö. 600 arasında ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Bu dinin merkezinde Ahura Mazda var “Bilge Efendi” anlamına gelen bir isim. Avesta dilinde “ahura” efendi ya da tanrısal varlık, “mazda” ise bilgelik ve zeka demek.

Mazda’nın kendi resmi tanımına göre isim, Batı Asya’nın en eski uygarlığından gelen, uyum, zeka ve bilgelik tanrısı Ahura Mazda’dan türüyor.

Şirketin o dönemki yöneticileri bu ismi bilinçli olarak seçti. Hem kurucunun soyadını çağrıştırıyor hem de evrensel bir anlam taşıyordu: bilgelik, ışık, uyum. Bir otomobil markası için güçlü bir çerçeve.

Mantar Fabrikasından Le Mans’a

Toyo Kogyo onlarca yıl boyunca araçlarına “Mazda” adını koydu ama şirketin resmi adı değişmedi. Mazda Motor Corporation adını ancak 1984’te resmen aldı. İlk aracın üretiminden tam 53 yıl sonra.

Bu arada şirket çok şey yaşadı. İkinci Dünya Savaşı’nda Japon ordusu fabrikayı silah üretimine yöneltti. 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombası şirketin merkezine büyük hasar verdi. Savaşın ardından Toyo Kogyo, Hiroşima’nın yeniden inşasında kritik bir rol oynadı, fabrikasını geçici olarak devlet kurumlarına açtı ve çalışanlarını kurtarma çalışmalarına yönlendirdi.

1967’de Mazda, dünyanın ilk iki rotorlu Wankel motorunu üretti. 1991’de ise rotasyonlu motorla Le Mans 24 Saat yarışını kazanan tek Japon otomobil üreticisi oldu. Bu zaferin üzerinden yıllar geçti ama hâlâ kırılamayan bir rekordur.

Peki isim ne kazandırdı?

Jujiro Matsuda tek bir kelimeyle hem kendi mirasını hem 3.500 yıllık bir bilgelik geleneğini hem de uluslararası pazarlarda telaffuz edilmesi kolay bir markayı bir araya getirdi. Bunu 1931’de yaptı, henüz kimse “marka stratejisi” kavramından haberdar değilken.

“Mazda” bugün Japonya’da hâlâ “Matsuda” olarak telaffuz ediliyor. Batı’da ise kim bilir kaç kişi bu kelimenin antik bir tanrıya gönderme yaptığını biliyor?

Bilmesine de gerek yok. Çünkü hikaye kelimeye işlendi. Kelimeyi değil, hikayeyi hatırlıyorlar.